AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 OsmanLı Tarihi'Ne GeneL Bakış 8 SoN

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Detone


avatar

Erkek Terazi
Sıçan
Mesaj Sayısı : 2807
Doğum tarihi : 24/09/84
Yaş : 33
Nerden : IstanßuL [DøqußєyαzıтLı]
İş/Hobi : RECEPTION /FutßoL Müziq Araßa
İleti : IrGaT
Bilgi :
Muradiye Forum Bilgi Paylaşım PlatformuUyarı :
Rep Gücü : 0
Rep Puan : 0
Kayıt tarihi : 03/11/08

MesajKonu: OsmanLı Tarihi'Ne GeneL Bakış 8 SoN   Çarş. Ara. 17, 2008 1:43 am


1. Murad


Sultan Birinci Murad 1326'da Bursa'da doğdu. Babası Orhan Gazi, annesi
Bizans tekfurlarından birinin kızı olan Nilüfer Hatun'dur (Holofira).
Sultan Birinci Murad uzun boylu, değirmi yüzlü ve iri burunluydu. Kalın
ve adaleli bir vücuda sahipti. Başına mevlevi sikkesi üzerine testar
sarılı bir başlık giyerdi. Çok sade giyinir ve kırmızı zeminli beyaz
elbiseden hoşlanırdı.

İlk eğitimini annesi Nilüfer Hatun'dan aldı. Daha sonra tahsilini
tamamlamak için gittiği Bursa Medreselerinde ilim ve sanat adamları ile
beraber yaşadı. Sultan Birinci Murad, gayet nazik, sevimli ve çok halim
selimdi. Alim ve sanatkarlara hürmet gösterir, fakirlere ve
kimsesizlere şefkatli davranırdı. Dahi bir asker ve devlet adamıydı.
"Derviş Gazilerin Şeyhlerinin Kralı Murad Gazi" diye anılan Sultan
Birinci Murad, bütün hayatı boyunca planlı ve programlı hareket etti.

Sultan Birinci Murad, Bizans Kilisesi'ne göre bir kafir ve İsa düşmanı
olarak görülse de, fethettiği yerlerde yaşayan Hıristiyan halka
Papa'dan daha iyi davrandığı için onların sevgisini kazanmıştı. 1382
yılından itibaren "Murad Hüdavendigar" diye anılan Sultan Birinci
Murad, Birinci Kosova Savaşı'ndan sonra savaş alanını gezerken, Sırp
Kralı Lazar'ın damadı tarafından hançerlenerek şehit oldu (1389).

1. Mustafa


Sultan Birinci Mustafa 1592 yılında Manisa'da doğdu. Babası Sultan
Üçüncü Mehmed, annesi Handan Sultan'dır. Sultan Birinci Mustafa güzel
yüzlü, seyrek sakallı, sarı benizli ve iri gözlü bir padişahtı. İki
defa padişahlık yaptı. Sinirli bir yapıya sahipti.

Sultan Birinci Mustafa, ağabeyi Sultan Birinci Ahmed'in padişahlığı
süresince, 14 yıl sarayın bir odasında hapis hayatı yaşadı. O devirde
bu gerekli görülüyordu. Aksi halde şehzadeler devlet yönetimine
karışıyor, hatta padişahı devirmek için harekete bile geçebiliyor ve
devlet birliği tehlikeye düşüyordu. Buna meydan vermemek için
şehzadeler "izale" olunur veya bir odaya kapatılırdı.

Sultan Birinci Ahmed tahta geçtiğinde kardeşini öldürtmemiş, ancak
sarayda mahpus tutulmuştur. Kafes hayatı denilen bu süre sonunda Sultan
Birinci Mustafa Osmanlı hanedanının en büyük erkek evladı olması
dolayısıyla tahta çıkarılmış fakat kısa sürede dengesiz hareketleri
görüldüğünden ulema, asker ve devlet erkanının ittifakı ile hal
edilmiştir.

Sultan Genç Osman'ın tahttan indirilip katlinden sonra bir kez daha
cülus etmişse de 1,5 yıl sonra tekrar tahttan indirilmesi icap
etmiştir. Sultan Birinci Mustafa ile birlikte kardeş katli nadiren
görülmüş, artık şehzadeler sarayda kafes ardında tahta geçecekleri günü
beklemeye başlamışlardır. Tabii valide sultanlar, şehzade anaları
arasında rekabetler başlamış, her biri bir vezire ve diğer gruplara
dayanarak entrikalarla padişah değiştirmeye çalışmışlardır.

Sultan Birinci Mustafa, çok dindar bir insandı. Sadaka vermeyi çok
severdi. Hatta sarayın havuzuna hizmetçilerin toplaması için para
atardı. Saraydaki hayatını ibadet ederek, dini eserler okuyarak
geçiriyordu. Tahta geçmesi için ikinci kez davet edildiği zaman,
odasında Kuran-ı Kerim okuduğunu ve padişahlık istemediğini
bildirmişti.

Sultan Birinci Mustafa ikinci padişahlığının başlamasından 1.5 yıl
sonra 10 Eylül 1623 tarihinde şeyhülislam fetvası ile tekrar tahttan
indirildi. Fetvanın gerekçesi olarak da "Akli dengesi tam olmayan
birisinin halife olamayacağı" gösterildi. Sultan Birinci Mustafa
tahttan indirildikten 16 yıl sonra, 20 Ocak 1639 günü sinir
hastalığından dolayı Topkapı Sarayı'nda vefat etti.

1. İbrahim


Sultan Birinci İbrahim 5 Kasım 1615 tarihinde İstanbul'da doğdu. Babası
Sultan Birinci Ahmed, annesi Mahpeyker Kösem Sultan'dır. Mahpeyker
Kösem Sultan Rum'dur. Sultan Birinci İbrahim uzun boylu, kuvvetli
vücutlu ve kumral sakallıydı. Annesi onun yetiştirilmesi için çok
gayret göstermişti.

Ağabeyi Sultan Dördüncü Murad'ın ani vefatı, zaten ölüm düşünceleriyle
harap olmuş Şehzade İbrahim'i çok sarstı ve padişah olduğuna inanmak
bile istemedi. Annesinin ve devlet erkanın ısrarlarından ve ağabeyi
Sultan Dördüncü Murad'ın cenazesini gördükten sonra abisinin vefatına
kesin olarak inandı.

Sadrazam Kara Mustafa Paşa, Taht Odası'na geçen Sultan Birinci
İbrahim'in başına, Hırka-i Saadet Dairesi'nden getirilen, Hz. Ömer'in
Sarığı'nı yerleştirdi. Sultan Birinci İbrahim tahta oturdu ve ellerini
açarak dua etti: "Elhamdülillah. Ya Rabbi! Benim gibi zaif bir kulunu
bu makama layık gördün. Saltanat günlerimde milletimi hoş-hal eyle ve
birbirimizden hoşnud eyle."

Sultan Birinci İbrahim, tahta geçtiği ilk yıllarda sinir hastalığı
yüzünden sık sık kriz geçiriyordu. Ancak, daha sonraki yıllarda devlet
işleriyle bizzat ilgilenmeye başladı. Sultan Birinci İbrahim tahta
çıktığında soyunun tek şehzadesi o kalmıştı. Bu yüzden ilk oğlu Şehzade
Mehmed (Sultan Dördüncü Mehmed) doğduğunda ülkede şenlikler düzenlendi
(2 Ocak 1642).

Sultan Birinci İbrahim, çok cömert ve lütufkar bir padişahtı. Fakirlere
ve kimsesizlere yardım etmeyi çok severdi. Çıkardığı fermanlarla açlık
ve kıtlığın önlenmesine çalıştı. Saltanatı sırasında, annesi Kösem
Sultan'ın etkisinde çok kaldı. Sekiz yıl dokuz ay padişahlık yaptıktan
sonra, 18 Ağustos 1648 tarihinde boğularak şehit edildi. Sultan Birinci
İbrahim hakkında kendi devrine kadar uzanan Osmanlı kaynaklarında, akli
dengesinin bozuk olduğuna dair hiçbir bilgi yoktur. Bu kaynaklar,
Sultan Birinci İbrahim'in özelliklerinden ve yaptığı işlerden övgüyle
bahsetmektedir. Sadece son zamanlarda bazı yazarlar, onun için "Deli"
demektedirler.

Sultan Birinci İbrahim'e "Deli" ve "Gaddar" diyen ve adının öyle
yayılması için çalışanlardan bazılarının, Sultan Birinci İbrahim
tarafından idam ettirilen İranlı Şii, Emirgüneoğlu'nun adamları olduğu
söylenmektedir. Sultan Birinci İbrahim tahta geçtiğinde 25 yaşındaydı.
Şehzadeliği sırasında öldürüleceği endişesi ile sinirleri son derece
bozulmuştu. Bu sırada sadrazamlık koltuğunda bulunan Kemankeş Kara
Mustafa Paşa devlet işlerini en iyi şekilde yürüttü.

Kemankeş Kara Mustafa Paşa, İranlılarla Kasr-ı Şirin Antlaşması'nı
imzalayıp, İstanbul'a geldikten sonra, giriştiği mali işlerde de
başarılı oldu. Ocaklı sayısını indirip maaşlarının düzenli olarak
verilmesini sağladı. Bu olumlu faaliyetler sonunda devlet bütçesi
denkleşmiş oldu. Donanma işleriyle de ilgilenen Kemankeş Mustafa Paşa,
her yıl belirli miktarlarda kadırgalar yapılıp donatılmalarını sağladı.

_________________
Aşk ßirgün ßiter,Dert ßirgün ßiter,Artist'Liğe Ne Gerek Var?
EFENDİ OLUN YETER...!!!


Detone

HayaT HoŞTur, AşkLar ßoşTur... SewmE ßoşVeR, PeŞinDe KoşTuR


Detone
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://WwW.MuradiyeForum.Net
 
OsmanLı Tarihi'Ne GeneL Bakış 8 SoN
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Z İ Y A P A Ş A
» Kırık Saç Uçları

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Muradiye Forum :: GeneL :: Tarih GeneL KüLtür Ve Sanat-
Buraya geçin: